1 Ekim 2012 Pazartesi

Ülke ve Okul Seçimi

   Kazanmamıza sevindik, en yüksek oratalamalı çift olmamıza da ayrı sevindik. Dolayısıyla nereyi seçersek kabul olacaktı.

    Bunun da verdiği rahatlıkla istediğimiz yerlere göz attık. Göz attık diyorum çünkü bu da karambole oldu. Tabi ego tavan, şeçenekler açık.
    Babamın dahiyane fikirleri de yok değildi tabi. "Macaristan'a gidin kızım onlar da Türk"
    Başta biz de Macaristan olsun dedik.Macaristan'da wc/banyo falan kız/erkek karışıkmış. Biz titiz insanlarız tabi, bize ters...
    İspanya'da seçeneklerimiz içine girer gibi oldu. Aslında girmesiyle çıkması bir oldu. Hocamız "Orası biraz zorlar,birkaç dersiniz alttan kalabilir haberiniz olsun." dedi. Anında buz gibi soğudum İspanya'dan. Gezmeye mi gidiyoruz ineklemeye mi arkadaş!
    Sonra bir sabah Başak sınıfa geldi ve "Ardağğ kesinlikle Slovakya olmalı"dedi. Meğer yurtta ki kızlar Slovakya'yı öve öve bitirememiş. Zaten sevgili arkadaşım çok çabuk gaza gelen bi yapıda -canım, canım-


      Ben desen bahtsız bedevi.... Sonumuz böyle olacak diye korkuyorum.

   Yine de birbirimizin dilinden anladığımız için şansılıyız bence. Tabi benle aynı uçağa binip uçağın düşmemesini beklemek fazla iyimser olduğumuzu gösterebilir.
 
   Önümüzdeki dev bürokrası yumağını nasıl atlattık? Bu sorunun cevabı için bir sonraki yazımı bekleyinnnn !

30 Eylül 2012 Pazar

Karambole Erasmus

   Merhaba arkadaşlar,
   Şu Erasmus işleri için deneyimli insanların tavsiyelerinin bilmediğim bir dilde yazılan saçma okul sitelerinden daha yararlı olduğu kanısına vardım. Fakat Slovakya-Trnava ile ilgili bilgiler çok az. Bu yüzden -Alper'in de yardımıyla- deneyimlerimi burada size aktarmayı bir borç bildim.

   -Şunu belirteyim ki hayatım boyunca şanssızlığıyla ünlü bir insan oldum.-
                               Açıklamak gereklirse bunun gibi:
Ve hatta bunun gibi;
      Erasmusa son gün arkadaşım Başak'la birlikte başvurdum. Başvuru yaptıktan sonra "Düşünsene bi de birlikte gidiyomuşuz,yok daha neler..." gibi muhabbetlerimizi hatırlıyorum. Başvurumdan 1 gün sonra dil sınavına girdim.
     Hatta sınav sabahı oda arkadaşlarım tosur tosur uyurken benim okula gitmem çok koymuştu. Bi de yattıkları yerden şans dilemeleri yok mu. -Eşşek sıpaları-
     İlk önce sınav salonu diye yanlış sınıfa gitmişiz doğal olarak kimse yoktu.Bize bi özgüven geldi tabi.

   Sınav salonuna girince Başak'la benim yüz ifademiz ise çok açıktı.  -Bedava benzin dağıtıyoruz desek daha az kişi gelirdi.-
   Neyse sınava girelim dedik. Soruları görünce de önce bi şaşırdım haliyle döşemişler resmen.Sonra da "Amaaaaaaan zaten kazanamam" diye bi rahatlama bi gevşeme geldi.Şen şakrak soruları yaptım, erkenden sınavdan çıktım.
 
    O günden sorada Erasmusun adını anmadık. Taaa ki kazandığımızı öğrenene kadar!
   İşte o gün kör talihimi yenebileceğimi düşünmeye başladım.
 
   Şimdilik kısa kesiyorum.
                                                                           -SON-