Sinop Üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinop Üniversitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2012 Cuma

Valiz Hazırlıkları


    Sonunda Trnava!!Uzun zamandır yazamıyorum.  Malüm telaş almış başını gidiyor. Yorgunluktan öldümm. Burada herkes yürüyor.
    Anlatmaya valiz sürecinden başlayayım dedim. Yanıma aldığım şeylerin listesini tuttum ama eksiklerim olabilir. Siz en iyisi hiç bir şeye "Nasıl olsa ordan alırım" demeyin. Hele 30 kilo hakkınız varsa ASLA! Evden yiyecek ne bulursanız getirin! Burada küçük boy 1 adet domatese Türk lirasıyla yaklaşık 50 kuruş vereceksiniz... Canı menemen çeken Başak'ın domates fiyatına tepkisi.

VALİZ İÇERİĞİ
-Çorap+İç çamaşırı (Bir adet don 5 euro. Bildiğiniz don. İnsan giymeye kıyamaz.)
-Plastik çatal+Kaşık+tabak+Çay kaşığı+Bardak+Bıçak
-Hazır çorba çeşitleri(Alabildiğiniz kadaralın burada 1,5 euro civarı)
-Salça(Yemek yapamazsanız bile ekmeğe sürüp yersiniz)
-Tarak+Tokalar
-Havlular
-İlaçlar (Burada ki Türk arkadaşın dediğine göre hasta olunca derdini eczacıya anlatamıyorsunuz!)
-Yara bandı
-Yara merhimi+ burkulmalar için krem (EVET, SAKARIM NE VAR?)
-Saç düzleştirici+saç maşası+kurutma makinesi
-Islak mendil (Mümkünse büyük boy)
-Deodorant+Parfüm
-Saç spreyi+ Köpük
-Kremler hatta vazelin(Zorlu kış günlerinde ideal. Ayrıca buranın havası felaket kuru)
-Makyaj çantası
-Tırnak makası
-Makas
-Telefon şarj aleti+ Usb kablosu
-Gazoz açacağı
-Ayna
-Nevresim takımı(Yurtta verilenler temiz değil)
-Ojeler
-Aseton
-Pamuk(Pamuk deyip geçmeyin fiyatı neredeyse bizimkilerin 3 katı)
-İğne+İplik
-Terlikler
-Ayakkabılar( Spor ayakkabı sadece 1 tane almanızı öneririm)
-Sıcak su torbası(DONUYORUZ)
-Atkı-Eldiven
-Bulaşık Eldiveni(Kendi bulaşığını kendin yıkamak kadar acısı yok.)
-Poşetler (22 cent 1 poşete ödemek çok koyuyor.)
-Diş macunu+Fırçası
-Banyo lifi
-Sabun
-Şampuan(Türk lirasıyla düşündüğümüzde 400 ml 10 tl civarı)
NOT:BOTTOVA 21-TRNAVA'YA GELECEKLER İÇİN: ODALARDA İNTERNET KABLOLU VE SADECE BİR KABLO VAR.ODALAR 2 KİŞİLİK. SİZE İNTERNET KABLOSU(3-5 METRE) VE SWİCH (ÇOKLAYICI) LAZIM. ÇOKLAYICI NEREDEYSE TÜRKİYE FİYATINDA BU YÜZDEN SADECE KABLO DA ALABİLİRSİNİZ.

2 Ekim 2012 Salı

Uçak Bileti De Gümbürtüye Gider ve Bekleyiş Başlar

   Şu Erasmus sürecinde o kadar çok telefonla konuştum ki kanser olmaktan tırsar hale geldim. Bürokrasi yumağı sayesinde mi? Tabii ki hayır! Sabahtan akşama kadar (Bazen akşamdan sabaha kadar) Başak'la hayal kurma ayağına lak-lak yapmaktan. Günde 5-6 kere aradığından artık kapatırken vedalaşmıyoruz. Zaten yarım saat sonra yine konuşacağız!
                                            Birde kamerada konuşmamız var ki sormayın...
              Müzik açıp oynamalarımızı saymıyorum bile.Şarkımız için buraya.
            
 Uçak biletine gelecek olursak siz siz olun Viyana'ya alın biletinizi gidip de Budapeşte'ye bayılmayın paraları. Viyana 150 lira civarındayken Budapeşte 700 lira civarında oluyor.


   Biletleri 9 Ekim'e aldık. Neden mi o kadar geç? Sazanız çünkü biz.Biletlerimizi internette bir siteden aldık. Tek kredi kartıyla alıp kart çekim masrafını yarıya indirdik.Biz zamanı biz 2-3 Ekim gibi planlamıştık başta. -O bile geçmiş aslında- Sonra Başak "7 si olsun ya yetişemezsek?" deyince tamam dedim. Satın alma işlemi için babamın eve gelmesini bekliyordum ki onun kredi kartına abanayım. Tabi bizim tez canlı Başak tutturdu  "Son 2 tane kalmış koş, yetiş, aman!". Meğerse THY'nin acentelerinde daha ucuza aynı tarihte varmış daha bilet! Bizde bi atraksiyon bi gerilim. Çok yaşamayız biz.
   Bagaj hakkı konusunda bilgi vermek gerekirse 30 kg kabin, 8 kg el bagajı hakkımız var. Ama tecrübeli insanların söylediği kadarıyla el bagajını ölçmüyorlarmış.
   Şimdi mi? Şimdi herkes okulda biz yatıyoruz. Kulağa hoş gibi geliyor başta ama 4 ay boyunca benim gibi sıfır sosyal hayat yaşarsanız bir süre sonra laptopla diyaloglarınız değişebilir.
    Şu yaz tatilini 3 ay yapan muhterem şahsı tebrik ediyorum. 3 aydan 1 gün fazla olmamalı. Neticede bokunu çıkartmamak çok önemli bir olgu..
   Son hazırlıklar için beni takip edin!
 

1 Ekim 2012 Pazartesi

Umutsuz Bekleyişler ve Bürokrasi Yumağı

   Herkesin mi böyle oldu bilmiyorum ama sınavı kazandığımızı öğrendik ve aylarca bekledik. Tek yaptığımız beklemekti. Haziran geldiğinde biz hala bekliyorduk. Ağustosta da...
   Artık tüm umudu kesmiştik. Hoca da unutmuştu bizi. Tabi bu durum kanıma dokunmuyor değildi.İçimden geçen çok şey vardı...
   Ama gerçekleştiremedim malesef. Tam artık "Amaan 2. dönem gideriz ucunda ölüm yok ya" demişken. Hoca aradı ve "Gidiyorsunuz" dedi.Biz tabi yine;
  Gelelim belgelere.. İlk önce gittik yeşil pasaport çıkarttık. Gerekli belgeler için burayı tıklayabilirsiniz. Belgeleri toplamak 2 günümü aldı.-O biyometrik vesikalık nedir öyle ya maymun ettiler tipimi!- Birde benden SGK'dan sigortalı bir işte çalışmadığıma dair belge istediler. Ancak Başak'tan istememişler. Şehirden şehre değişebiliyor bazı şeyler.Pasaport için bankaya 62,50 tl ödemeniz gerekiyor. Toplamda 5 yıllık pasaport çıkarttırmış oluyorsunuz. Neyse başvurudan 5-6 gün sonra pasaportunuz çıkıyor. www1.ptt.gov.tr'den takipte edebiliyorsunuz.
  Sıra da vize çıkartma var. Daha doğrusu yok. Evet evet yok! Slovakya için eğer yeşil pasaportunuz varsa 3 aydan çok da kalcak olsanız vize çıkarttırmıyorsunuz. Önce inanamadım 2 konsolosluktan 3 farklı görevliye teyit ettirdik. Hepsi de aynı şeyi söyledi. Slovakya'ya gidince ordan oturma iznini alacaksınız. O izni zaten gittiğiniz okul aldıracak. Yani sancılı konsolosluklara ve bir ton evrak fazlalığına hiç gerek kalmıyor.
   Geriye bir tek bilet almak kalıyor ki onun için bir sonraki yazımı bekleyin!

Ülke ve Okul Seçimi

   Kazanmamıza sevindik, en yüksek oratalamalı çift olmamıza da ayrı sevindik. Dolayısıyla nereyi seçersek kabul olacaktı.

    Bunun da verdiği rahatlıkla istediğimiz yerlere göz attık. Göz attık diyorum çünkü bu da karambole oldu. Tabi ego tavan, şeçenekler açık.
    Babamın dahiyane fikirleri de yok değildi tabi. "Macaristan'a gidin kızım onlar da Türk"
    Başta biz de Macaristan olsun dedik.Macaristan'da wc/banyo falan kız/erkek karışıkmış. Biz titiz insanlarız tabi, bize ters...
    İspanya'da seçeneklerimiz içine girer gibi oldu. Aslında girmesiyle çıkması bir oldu. Hocamız "Orası biraz zorlar,birkaç dersiniz alttan kalabilir haberiniz olsun." dedi. Anında buz gibi soğudum İspanya'dan. Gezmeye mi gidiyoruz ineklemeye mi arkadaş!
    Sonra bir sabah Başak sınıfa geldi ve "Ardağğ kesinlikle Slovakya olmalı"dedi. Meğer yurtta ki kızlar Slovakya'yı öve öve bitirememiş. Zaten sevgili arkadaşım çok çabuk gaza gelen bi yapıda -canım, canım-


      Ben desen bahtsız bedevi.... Sonumuz böyle olacak diye korkuyorum.

   Yine de birbirimizin dilinden anladığımız için şansılıyız bence. Tabi benle aynı uçağa binip uçağın düşmemesini beklemek fazla iyimser olduğumuzu gösterebilir.
 
   Önümüzdeki dev bürokrası yumağını nasıl atlattık? Bu sorunun cevabı için bir sonraki yazımı bekleyinnnn !

30 Eylül 2012 Pazar

Karambole Erasmus

   Merhaba arkadaşlar,
   Şu Erasmus işleri için deneyimli insanların tavsiyelerinin bilmediğim bir dilde yazılan saçma okul sitelerinden daha yararlı olduğu kanısına vardım. Fakat Slovakya-Trnava ile ilgili bilgiler çok az. Bu yüzden -Alper'in de yardımıyla- deneyimlerimi burada size aktarmayı bir borç bildim.

   -Şunu belirteyim ki hayatım boyunca şanssızlığıyla ünlü bir insan oldum.-
                               Açıklamak gereklirse bunun gibi:
Ve hatta bunun gibi;
      Erasmusa son gün arkadaşım Başak'la birlikte başvurdum. Başvuru yaptıktan sonra "Düşünsene bi de birlikte gidiyomuşuz,yok daha neler..." gibi muhabbetlerimizi hatırlıyorum. Başvurumdan 1 gün sonra dil sınavına girdim.
     Hatta sınav sabahı oda arkadaşlarım tosur tosur uyurken benim okula gitmem çok koymuştu. Bi de yattıkları yerden şans dilemeleri yok mu. -Eşşek sıpaları-
     İlk önce sınav salonu diye yanlış sınıfa gitmişiz doğal olarak kimse yoktu.Bize bi özgüven geldi tabi.

   Sınav salonuna girince Başak'la benim yüz ifademiz ise çok açıktı.  -Bedava benzin dağıtıyoruz desek daha az kişi gelirdi.-
   Neyse sınava girelim dedik. Soruları görünce de önce bi şaşırdım haliyle döşemişler resmen.Sonra da "Amaaaaaaan zaten kazanamam" diye bi rahatlama bi gevşeme geldi.Şen şakrak soruları yaptım, erkenden sınavdan çıktım.
 
    O günden sorada Erasmusun adını anmadık. Taaa ki kazandığımızı öğrenene kadar!
   İşte o gün kör talihimi yenebileceğimi düşünmeye başladım.
 
   Şimdilik kısa kesiyorum.
                                                                           -SON-